Yaşamın anlamı
Tarih: 13.4.2017 19:28:37 / 825okunma / 0yorum
Bekir ALKAN

Zamanın sarkacına asılı olan ruhlarımız yokluk aleminde hiçliği unutmuş bir yerleşik hayat sürüyor, ömrün ülkesinde. Ölüm, çok uzakta görünenin ötesinde yolculuğa çıkmış bir misafir gibi uğurlanmış, insanoğlu tarafından . Her doğan gün bizi selamlarken, her gece, gündüze gebe kalmıştı. Her bahar vuslatı ararken, büyümek için; yaz gençliğin sarhoşluğunu, sonbahar hüznü yaşardı kışa gireceği için.
Kim derdi ölüm vardı ,
Herkes hiçti,
İnsan fani,
Hayat bir düştü,
Gül, seheri beklerdi, rahiyasını bülbüle taşısın diye tatar rüzgarı. Su yolunu bulmak için akarmış sonsuz olmayan bitime; rüzgar okşarmış toprağı, doğayı, yaprak titrermiş dalında. Her başlangıç bir sona, her son yeni bir başlangıcın sonsuzluğuna uzanırmış. Aslında her ses bir emare , her görüntü varlığı işaret etmiş … Görmemişiz yüreğimizde .Kalp ülkesi süveydaya boğulmuş karalığın zulmetinde. Bilmemişiz …Gönül görür manayı derinden . Kalpler, unutursa varlığını en büyük kendisini zannedermiş . Oysa ne tazelenen bahar eski bahar, ne giden gün gelen güne benzerdi. Ne zaman aynı zamandı, ne de insan aynı insandı.
Evet ,
Biz bu zamanın evladiyelik çocukları değildik. Bugün hediye yarın da bilinmeyendi beşer için. Neydi öyleyse bizi özümüzden ayıran, neyi kaybettik? Düşünmek bedava ama biz yormadık düşünce deryamızı, suyun gidecek mecrasını bulamadık. Duygu bir çöle dönmüştü, açacak çiçeği yoktu.
Vücut bir ceset, ruh bir asaletti. Her ruh bir paye alır, her varlık kendisini tamamlardı oysa . Bizi gerçek yapan baki kalan bu kubbede yaptıklarımız ve yaşatacaklarımızdı. Kimimiz bir hırs denizinde kulaç atarken ganimetleri hayal ediyor, kimimiz heves vadisinde esrik şarkılar söylüyorduk. Hepimiz gideceğimiz yolu çizmiştik, elimizdeki pusulanın biz götüreceği yere. Ama ibre bazılarında hep yanlışa uzanıyordu. Hepimiz gönül heybemize koyduklarımızla vardık. Yükü ağır olan da vardı, taşıyabilen de, hatta altında ezilen de …
Biz biz yapan et ve kemik değildi.
“Bu adem dedikleri
El ayakla baş değil
Adem manaya denir
Suret ile kaş değil”
dizelerinde Kaygusuz Abdal, insanı insan yapan unsurları vücut azaları değil; büyüttüğü anlamdır, der. Varlık, ancak kişinin kendisinde anlam bulur . Mana sözü doğrular, insana bir ziynet olur.
VARLIĞINI sevgisiyle çoğaltıp erdemi iki el bir yürek görenler, doğruyu karanlıkta pusulasız ışıksız bulanlar, mana aleminde yer tutmuş sağlam ağaçlar gibi olurlar. Kökü sağlam olanlar geleceğe bir gölge ağacında meyvesi olur, yarına kalırdı.
SÖZÜM ER KİŞİYE DEĞİL HER KİŞİYEDİR. Bizi biz yapan değerler, yüreğimizde büyüttüğümüz ve dünden getirdiklerimizdir. Unutmayalım ki, anlamlandırdığımız kadar hayatı yaşıyor, bildiklerimiz kadar büyüyoruz .
Hayat en iyi öğretmendir ama öğrencilerini öldürür.
Sevgiyle, muhabbetle kalın...

Anahtar Kelimeler: Yaşamın, anlamı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
AYNA DA SİZSİNİZ (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Ömrümüze düşen pay (20 Nisan 2017 - Perşembe)
Maviler Umuttur (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Sayfa:
Yeni Erdek Gazetesi
FACEBOOK´TA BİZ

RESMİ İLAN

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ