14 Şubat Sevgililer Günü ``Bu Plan Aşkı Öldürüyor Güzelim``
14 Şubat Sevgililer Günü ``Bu Plan Aşkı Öldürüyor Güzelim``
Tarih: 13.2.2015 17:36:01 / 1827okunma / 0yorum
BAHAR GÜNGÖR

14 Şubat için nasıl bir mesaj vereyim diye düşünürken, önce iki kişi arasındaki ``aşk`` geldi doğal olarak aklıma. Genelde kavuşulmadığında aşk olan yakan, üzen, insanın giderken arkasına arkasına baktıran ve önünü görmediği bir hikaye.
Ya da bir ananın çocuğuna olan aşkı. Katıksız, hani yüreğimi iste vereyim diyenlerin çok olup da iş başa gelince bunu sadece ana olanların başardığına tanık olduğumuz o karşılıksız, kutsal, fedakar farklı, duygu dolu evlat aşkı. En etkileyeni de, genelde birine kendi yaşadığımız aşk hikayemizi anlattığımızda, yaşadıklarımızdan bir şeyler olmasıdır. Öyle bir anımı mı yazsam? Ama öyle de yapmayacağım.
Hiç zahmet etmeden bir kaç yıl önce yine bir blog için bir sevgililer gününde yazdığım şimdiki gençlerin ve nesli tükenmekte olan belki de son kuşaktan kalan bir kaç uzun ömürlü evlilikleri başaran çiftlerin aşkından dem vurup, yine ana aşkına bağlayayım derken, yeni bir şey olmalı diye fısıldıyor (Elif Şafak`ın bir romanındaki karakterlerden biri) gibi içimdeki kalabalıktan biri. İyi de aşk işte altı üstü aynı diye çatışırlarken.
Haber akışından bir sayfa düşüyor, okuyorum. Malum dijital dünya böyle bir şey işte ve buluyorum: “14 Şubat 2015 de Erdek-Bandırma arasında sevgi zinciri oluşturarak Körfezimize olan aşkı ve yapılmak istenen kimyasal sanayiye tepkimizi ortaya koymaya hazır mıyız?”
‘Erdek Körfezi ve Kapıdağ için dur diyoruz’ başlıklı karşıma çıkan haberle heyecanlanıyorum. Daha güzel bir aşk olabilir mi? Bu aşkın sürmesi için, kırk yılda bir bizden, yine bizim için bir şey isteyen bu aşka bundan güzel bir hediye verilebilir mi? Doğduğumuz, büyüdüğümüz, her köşesinde farklı farklı anılarımızın olduğu aşkımız. O bize güzellikler sundukça biz hep alan taraf olduk, bencilce vermedik bir şey, karşılıksız aşk onunki.
Yıllar geçtikçe gözümüzün önünde bozulup, çirkinleşen insan faktörü ile yeşiline, mavisine düşman kesilenlere ses çıkarmadığımız, eski halini özlediğimiz güzel ilçemize bir şey vermek şöyle dursun ses de çıkarmadık zarar verenlere. Önce yemyeşil ağaçlar yerine taşlar hakim oldu o güzelim iki üç katlı binalı sokaklara. Gri renkli yukarı uzanan sevimsiz binalar. Daha yükseklerde oturdukça başımızın göğe değmediğini anladık. Oysa sokaklara paralel yaşarken bir iki katlı evlerde, hatırlayanlarımız bilir. Sokaktan gelip geçenlerin selam verdiği ya da sokaktan geçerken camına tıkladığımız yakınlarımız, komşularımızla daha insaniydi ilişkilerimiz. Konfordan taş dört duvar arasındaki hücrelerde yaşamayı anladığımızdan beri yalnızlaşıp buz kesmedi mi yüreklerimiz?
Murat Bayırı bile eskiden, güzel evini misafirlerine göstermek için kapıda bekleyen bir ev sahibi gibiydi. Tepeden sahile kadar yemyeşil zeytin ağaçları ile kucaklardı bizi. Bayır bile düzleşti ama birbirinden çirkin gökyüzüne uzanan binaları görmememize yine engel değil bugün.
Kanava sahili boyunca her biri birbirinden güzel bir müze gibi önünden geçerken saygı duyduğumuz, yemyeşil ağaçlar içindeki müstakil villaları, manolyalı evi, Üççam ve Bartan Moteli, çoğu yaz düğünlerinin yapıldığı Piknik Gazinosu`nu özlüyorum.
Daha da çocukluğuma gittiğimde, mahallelerde o günün filminin megafon eşliğinde dolaştırılarak tanıtıldığı ve sinema biletiyle elimde çekirdek eşliğinde keyifle film izlediğim açık hava sinemalarını.
En son gördüğümden beri, önünden ardından artık geçerken yüreğimin dayanamayıp, daraldığı o güzel, tarihi, bahçesinde koşturduğumuz, ponponlu çoraplarımla, epa topuk karyokalarımla yakan top, istop, seksek oynadığım birbirinden güzel ilk çocukluk anılarıma tanık okulum. Önünde rengarenk macun, susam helva, şam tatlısı satılan okulum. Çocukluk aşkımızın ne hale geldiğini görünce, çoğumuzun okuduğu Atatürk İlkokulu’na sahip çıkamadığımızı düşünüp aslında gerçek aşkın bizim biz olmamıza sebep bu yetiştiğimiz güzellikler olduğunu düşünüp, bir şey yapamadıkça, vefasızlıktan vicdan azabına uzanan gelgitlerdeyim.
Çuğra Bölgesinde çarpık yapılaşmaya, kamplara ve köylere giderken birbirinden güzel sağlı sollu yemyeşil zeytin bahçeleriyle bizi köylere götüren yol yerine şimdiki binaların biçimsizliğine, üstelik sıvaları boyaları dökülmüş bakımsız haline. Üst taraflara gittikçe yine canım zeytin bahçelerinin yerine irili ufaklı evlerle dolup plansız, rant anlayışıyla dizilmiş, izinli gündüz kondulara. Daha fazla olumsuzluklara değinmeyeceğim. Önce küçük küçük parçalar kopararak bu aşkı yıprattık. Ses çıkarmadığımız için hepimiz suçluyuz. Şimdi ise Kapitalizm büyük darbelerle kapımıza vurmak üzere adım adım yaklaşıyor.
Erdek Körfezi Dayanışma Platformu
Neden mi kuruldu? Sadece Şirin Çavuş’taki 50 bin dönüm zeytinlik alanın kirletici ağır sanayiye açılmak istenmesine karşı çıkmak değil, aynı zamanda Bandırma’dan başlayıp Erdek’i de içine alan ve Güney Marmara’dan Çanakkale’ye, Gökçeada ile Bozcaada’ya kadar uzanan bir kıyı şeridini kapsayan bir projeye dur demek için.
Elini verenin gövdesini kaptırdığını bilmeyenimiz kalmadı bu devirde. İşte bu duyarlı, doğaya ve Erdek`e aşık insanlarımızın bir araya geldiği Erdek Körfezi Dayanışma Platformu `Sevgililer Cenneti Erdek Körfezi Cehennem olmasın’ deyip 14 Şubat Sevgililer günü için Erdek’ten, Bandırma’ya el ele tutuşarak insan zinciri oluşturma kararı aldı. Nasıl da güzel bir sloganla, nasıl da güzel bir gün seçilip yola çıkılıyo, 14 Şubat Sevgililer Günü`nde.
‘Bu plan aşkı öldürüyor güzelim’ denilecek.
Birbirinden güzel mesaj veren pankartlar içinde en çok beni etkileyen bir küçük çocuğun elindeki `gidecek yerim mi var?`` diyen balığın olduğu pankarttı... Ya bizim?
Gidecek yerimiz mi var? Başka bir Erdek, Kapıdağ mı var?
O halde aşkların en güzeli, bugüne kadar zeytininle geçindiğimiz, suyundan içip yüzdüğümüz, balığını yediğimiz, bol oksijenini bir gün solumadığımızda ne olacağını düşünmediğimiz memleketimize hizmet vakti. Aksi halde ne mi olacak?
50 bin zeytin ağacımız kesilecek, yerine rantçı bir yapı gelip, doğa dengesi bozulup sularımız kirlenecek, balığa hasret kalıp, bu güzel cennetin denizine giremeyeceğiz, taze ucuz pazarlarımızda köylüsünün ektiğine diktiğine yerinde ulaşmak yerine, GDO`lu market sebze meyvelerine kurban olacağız. Ve daha neler neler siz düşünün. O halde hep birlikte, ``Bu plan aşkı öldürüyor güzelim`` demek için 14 Şubat’ta Erdek`ten Bandırma`ya…
Sevdiğiniz ve sevildiğiniz aynı kişi olsun, Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Erkeklerin Dünyasında Kadın Olmak.. (24 Şubat 2016 - Çarşamba)
Yeni Yıl.. (31 Aralık 2015 - Perşembe)
Asıl önemli olan insan faktörü!-2 (28 Temmuz 2015 - Salı)
Asıl önemli olan insan faktörü!-1 (27 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Erdek`te Yaz ayları (18 Eylül 2014 - Perşembe)
Daha şirin bir Erdek istiyorum (19 Ağustos 2014 - Salı)
Aşka Davet Havaları… (19 Mart 2012 - Pazartesi)
Sayfa:
Yeni Erdek Gazetesi
FACEBOOK´TA BİZ

RESMİ İLAN

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ